Yazan: cihanakinci 03/01/2010
4 yaşında…………………………………………………………Altını ıslatmamaktır.
12 yaşında………………………………………………………..Arkadaşlara sahip olabilmektir.
20 yaşında……………………………………………………….Cinselliğini yaşayabilmektir.
35 yaşında………………………………………………………..Para kazanabilmektir.
60 yaşında………………………………………………………..Cinselliğini yaşayabilmektir.
70 yaşında………………………………………………………..Arkadaşlara sahip olabilmektir.
80 yaşında………………………………………………………..Altını ıslatmamaktır.
Alıntı
Yazı kategorisi: 1 | » yorum bırak;
Yazan: cihanakinci 16/12/2009
Saçlarım dökülmeye başladığında endişelenmedim.Çünkü tekrar çıkacaklarını düşünüyordum.Neden mi ? Hemen açıklayayım.Eskiden beridir süregelen ‘Sakın beyaz saçlarını kopartma daha çok beyazın çıkar’ lafını hepimiz duymuşuzdur.Bende çocukluktan beri duyduğum bu lafın akabinde basit bir mantık kurdum.’Beyaz saçları kopardığında daha çok beyaz çıkarsa , siyah saçlarımı kopardığım zamanda da daha çok siyah saç çıkar’ diye düşündüm ve buna inandım.Saçlarım dökülmeye başladığında ‘Şu saçlarımı koparayım da daha çok çıksın hadi bakalım’ diyerek kopardım ve gerisinin gelmediğini gördüm.Büyük bir hayal kırıklığı ve üzüntü yaşadım.Herşey yalanmış.
Yukardaki yazıyı yazan arkadaşım isminin açıklanmasını istemedi.Kendisinin bu aptallığını hoşgörüyle karşılıyor ve böyle şeyleri bana hep yollamasını temenni ediyorum.
Yazı kategorisi: Hayatım hikaye.. | 1 Yorum »
Yazan: cihanakinci 11/12/2009
Bu sefer bir değişiklik yapıyorum .Duygularımı yazıyorum bu kez.Varsayımsal olarak konuşmuyorum.Hayali şeyler söylemiyorum.Metafor yapmıyorum.Sadece ama sadece duygularımı söylüyorum.Çünkü bunu paylaşmak belki de daha kolay atlatmamı sağlayacak.Bilmiyorum.Ama içimden yazmak geçiyor ve bende onu yapıyorum.
Bundan 3 yıl öncesine kadar olduğum kişiyle şuan olduğum kişi arasında o kadar çok fark var ki .Ben bile şaşırıyorum buna bazen.Hiç söyleyeceğimi tahmin etmediğim şeyler söylediğim için, hiç hissedeceğimi tahmin etmediğim şeyler hissettiğim için,hissettirdiğim için gurur duyuyorum kendimle.Birini sevmenin nasıl bir şey olduğunu anladığım için , biri tarafından sevilmenin ne kadar güzel bir duygu olduğunu öğrendiğim için o kadar mutluyum ki.Bunlar bir insanın mutlaka yaşaması , tecrübe etmesi gereken hissiyatlar bana kalırsa.Bunu yaşayan insan şanslıdır.Ben günümü gün ederim ,keyfime bakarım , kimseye bağlanmam diyen insan günün sonunda yatağına yattığında ancak kendini kandırmayı başarırsa mutlu olabilir.
Ben şu an üzgünüm.Bundan daha da doğal bir şey yok heralde.Şuan ki bu kötü halim hep sürecek gibi hissediyorum ama biliyorum ki geçecek .Geçeceğini bilmeme rağmen bunun verdiği üzüntünün üstesinden gelememek kötü.Ama bu üzüntüm geçecek bir şekilde ve içimde iyi şeyler kalacak.Kendime aldığım dersler , kendimle gurur duymamı sağlayacak şeyler , daha iyi bir adam olmanın vediği huzur , yapabileceklerimin sınırsız olduğu… Sadece iyi şeyler.Benim bu üzüntümü geride bırakacak şeyler.Üzgün hissetmek yerine bunları hissettiğim zaman gelecek.Belki yakında gelecek.Belki uzak bir zamanda gelecek.Bir şekilde gelecek.Bunu biliyorum.
11/12/2009 Cihan Akıncı
Yazı kategorisi: 1 | » yorum bırak;
Yazan: cihanakinci 09/12/2009
Yazı kategorisi: 1 | » yorum bırak;
Yazan: cihanakinci 08/12/2009
Erdi sabahtan akşama kadar okey oynuyordu Facebook’ta.Artık puanı 15306 olmuştu.Her gören onun bu puanı nasıl yaptığını soruyordu.O da ‘Admin’den aldım hehehe ‘ Çalışın sizin de olur ehuehe’ gibi cevaplar veriyordu asosyal bir insan olduğunu şakaya vurmaya çalışırcasına.Erdi ara sıra kızlarla tanışıyor bu kızları gerek facebook’ta gerekse msn’de ekleyerek onlarla buluşmaya çalışıyordu.Bazen başarılı da oluyor ama buluşmaların sonunda hep aynı senaryo yaşanıyordu.Hiç bir kız ondan hoşlanmıyordu.Artık okeyden başka hiç bir konuda konuşamaz olmuştu.Buluşmalarının ortasında durduk yere ‘Eee en sevdiğin okey taşı hangisi’ ‘Elden 2 okey gelirse dönermisin bitermisin’ gibi sorular sorar olmuştu.Her geçen gün biraz daha bu okey batağına giriyor , arkadaşlarıyla arasına bir ıstaka daha çekiyordu.Bir gün olan oldu Erdi’yi okeyde admin yaptılar.İşte o günden sonra Erdi tam 67 kilo aldı ve 156 kilo oldu.Artık askere gitmekten muaf.
Yazı kategorisi: Hayatım hikaye.. | 1 Yorum »
Yazan: cihanakinci 07/12/2009
- Uzun süren yazmama arasından sonra tekrar geri döndüm.Yazar olmadan yazar kitlenmesi yaşamak çok garip bir duyguydu doğrusu.Nasıl desem hani dolmuşta 15 kuruşunuz çıkmazda sırf o yüzden dolmuş şöförüne ‘Abi 15 kuruş yok istersen 50 tl vereyim onu boz.’ dersiniz de adam sizin paranızı bozar ve siz bir hayal kırıklığı yaşarsınız ya.İşte öyleydim bende haftalardır.Arkadaşlar öyledir işte hayat bazen , size sadece dolmuşta yaşayabileceğiniz hayal kırıklığını başka yerlerde yaşatır.(Bu ne lan böyle , bu kadar zamandır yazmayınca insan bi melankolikleşiyor mu ne ?!)
- Hangimiz yapmadık ki ‘Sayısal Loto çıksa ne yapardın?’ muhabbetini.Bazılarımız evlerimizde ailemizle , bazılarımız bir arkadaş ortamında , bazılarımız iş yerinde ,bazen hepsinde yaptık.Dünya üzerinde herhalde herkesin hayatında en az bir kere yaptığı sayılı muhabbetlerden biridir diye düşünüyorum.’Abi evle araba alırım direk ben’ de en çok verilen cevap olsa gerek.
- İtiraf edin , günün birinde bir mekana gittiniz .Bu kafe tarzı bir yerdi hatta.Arkadaşlarınzla kalabalık bir gruptunuz.Bu grubun arasında sizin de hoşlandığınız kız vardı.Bir anda mekanda çok sevdiğiniz bir türkçe pop şarkısı çaldı.Tam siz ‘Ben bu şarkıyı çok severim ya’ diyip de ritim tutmaya hazırlanırken ortamdaki çoğu insan şarkıyla alay etmeye başladı.Hoşlandığınız kız da dahil.’Böyle şarkı mı olur’ , ‘Abi bunu söyleyen herif tam bir mal’ gibi ve benzeri diyaloglar dönmeye başladı.Sonra sizde kalabalığa uyum sağlamak için çok sevdiğiniz o şarkıyla dalga geçmeye , yerin dibine sokmaya başladınız.İşte o an içinizden bir şey koptu.İnandıklarınızdan ödün verdiniz.Boyundan posundan utan.Püüüü!(Sonunu nasıl bitireceğimi bulamadım ,o yüzden son 2 cümleyi anneanneme yazdırdım)
Yazı kategorisi: 1 | » yorum bırak;
Yazan: cihanakinci 23/11/2009
Jim Carrey’nin (bana göre) en iyi filmlerinden biri olan ‘Liar Liar’ı eminim duymuşsunuzdur.Bilmeyenler varsa da kısa bir özet geçeyim.Jim Carrey bu filmde bir günlüğüne sadece doğruları söyleyebiliyor.Yalan kesinlikle söyleyemiyor veya yazamıyor.Dilinden ve kaleminden sadece doğrular dökülebiliyor.
Ben de böyle bir duruma düşsem nasıl olurdu diye düşündüm geçenlerde.Daha doğrusu sadece ben değil herkes öyle olsaydı nasıl olurdu diye düşündüm.Herkes sadece doğruları veya içinden geçenleri söyleyebilseydi nasıl diyaloglar oluşurdu sokaklarda,iş yerlerinde , okullarda,kısacası her yerde…Bundan sonra bu diyalogları zaman zaman’Cihan’dan Acımasız Gerçekler’ başlığı altında yazacağım.Şimdilik 1 tanesi…
Bir alışveriş merkezinde dolaşırken bir gömlek gördüm.Neyse önce bir yemek yiyeyim de sonra gelir bakarım diye erteledim.Yemeğimi yedikten sonra gömleğin satıldığı dükkanı ara ara bir türlü bulamadım.Neyse sonunda dükkanı buldum ve içeri girdim.Girişte beni hoş görünümlü bir satış elemanı karşıladı.’Hoşgeldiniz’ dedi.’Hoşbulduk , 30 dakikadan beri dükkanı bulmaya çalışıyorum.Demin yemeye giderken görmüştüm.Dönüşte kaybettim ya.İşe bak ya’ dedim ve gülümsedim.’Şapşal’ dedi gülümseyerek.’Sanırım benden hoşlandınız , şapşal dediğinize göre gülümseyerek’ dedim.’Yok aslına bakarsanız benim tipim değilsiniz , ben saçlı erkeklerden hoşlanırım.Müşterilere arada böyle kur yapmamız isteniyor da alışveriş yapsınlar diye.O yüzden öyle yaptım.’ dedi.’Aslına bakarsanız saçlarım tam dökülmedi , saçlarım var yani.Amcama çekmişim napayım ailede bir o keldi.Gittim ona çektim.’ dedim.’Neyse ben şu vitrindeki gömleği beğendim.Acaba deneyebilir miyim?’ diye sordum ardından.’Tabi , o manken kadar sizin üstünüze yakışacağını düşünmüyorum ama genede getiriyim.Sonuçta satıyoruz biz sadece gerisi bizi ilgilendirmez.’ dedi ve arkasını dönüp az ilerideki reyondan vitrindeki gömleğin aynısını getirdi.’Bu arada kalçalarınız da çok başarılıymış ya.Gerçekten çok tahrik edici.Söylemeden edemeyeceğim’ dedim gelince.’Teşekkür ederim.Biliyorum.Zaten o yüzden bu pantalonu giyiyorum.Kalçalarımı çok belli ediyor.Erkeklerin bakması ve gözünün üzerinde olması çok hoşuma gidiyor’ dedi ve gömleği denemem için kabine doğru yönlendirdi.Kabinde bir yandan gömleği denerken bir yandan da dışarda bekleyen görevli kıza sordum : ‘ Ne yani şimdi sizinle çıkma şansım hiç mi yok sonuç olarak?’ Kızdan hızlı bir cevap geldi hiç beklemeden: ‘Yatakta nasılsın ?’ ‘Fena sayılmam’ dedim ve kabinden çıktım gömlek üstümde.Aynaya bakar bakmaz gömleğin mankendeki kadar üzerime yakışmadığını farkettim.’Bu bana pek olmadı ya.Sen ne dersin ? ‘ diye sordum kıza.’Hiç oturmadı üstüne.Kollarını sıva bir istersen daha iyi gözükür belki’ dedi.’Kollarımı sıvarsam kolumdaki kıllar çok belirgin duruyor o zaman da hoşuma gitmiyor’ dedim.’Bu gömlek sana göre değil o zaman’ dedi. ‘Evet yaa, bencede bana göre değil.En iyisi evin yolunu tutayım.Zaten acayip kakam geldi’ dedim.’Buluşma olayına ne diyorsun ? Ciddi bir şey olmak zorunda değil ‘ dedim altıma yapmamak için kasarak.’Ya olmaz ya.Zerre tipim değilsin.En ufak bir elektrik alamadım senden.Hani burnun biraz küçük olsa tamam da ..Kusura bakma’ dedi. ‘Neyse önemli değil.Ben altıma sıçacağım az daha burada oyalanırsam’ dedim ve koşarak evin yolunu tuttum.Yolda giderken bir dilenci gördüm.Ben eve doğru koşarken arkamdan bağırıyordu:
‘ULAN ŞEREFSİZ, 2 KURUŞ PARA VERSEN ÖLÜR MÜSÜN PEZEVENK?!’
Yazı kategorisi: Cihan'dan Acımasız Gerçekler... | » yorum bırak;
Yazan: cihanakinci 21/11/2009
- Bankada saatlerce sıra bekledikten sonra memurun sizin sıra numaranıza bakmaması..
- Bir filmi izlerken , ortalarına doğru o filmi daha önceden izlediğinizi farketmeniz..
- Sevgilinizden ayrılmak üzereyken onun sizden ayrılması..
- Pazar günü eğlenirken birden yarın okul/iş olduğunu farketmeniz..
- Koltukta uzanmış rahatınız yerinde televizyon seyrederken kumandanın bir anda bozulması..
- Bir arkadaşınızın size ayarlayacağnı söylediği kızın/erkeğin toplu buluşmaya gelmemesi..
- Bir eşyanızı evde unuttuğunuzu apartmandan çıktıktan sonra farketmeniz..
Yazı kategorisi: 1 | » yorum bırak;
Yazan: cihanakinci 21/11/2009
- National Geographic’in yaptığı bir araştırmaya göre çok sevdiğiniz ve uzun süredir dinlemediğniz bir şarkıyı dinlediğinizde yaşadığınız mutluluk , cebinizde beş kuruş yok sandığınızda iç cebinizden 5 tl çıkmasında yaşadığnız mutlulukla eş değermiş.Vay be.
- Bundan uzun süre önce İstiklal Caddesi’nde yürüyordum tek başıma.Tam önümde böyle uzun boylu sarışın iri yarı bir adam vardı.İçimden’ Bu adam kesin Alman.Alman değilse bile kesin yabancıdır.’ diye geçiriyordum ki adam bir anda durdu ve ben adama çarptım.Bu aklımdaki düşüncelerin otomatik bir refleksi olarak sanırım adam bana döner dönmez ‘Sorry’ diyiverdim.Adam da bana ‘Önemli değil birader.’ demesin mi .Süper bir anı değil mi ? Bence süper.
Yazı kategorisi: 1 | » yorum bırak;
Yazan: cihanakinci 20/11/2009
Veli toplantıları neden yapılır diye hiç düşündünüz mü ? Dersleri iyi olan , uslu olan ,tembel olan , yaramaz olan öğrencilerin velilerine oğullarının/kızlarının ne durumda olduğu anlatılır.Bence dersleri iyi olan ve uslu olan çocukların velileri çağrılmamalı veli toplantılarına.E zaten o çocuk eve gelip anlatıyodur neler yaptığını okulda.5 aldığını saklayacak hali yok ya ?! Notları kötü olan , okulda problemi olan çocukların velileri çağrılmalı bana kalırsa zira sadece onların velileri yaptıkları şeylerden haberdar değillerdir.Bu sayede ‘Kızınız bu sınıfın en çalışkanı , gerçi sizin de haberiniz var bundan ama genede herkesin önünde söyleyim de Ahmet’in babası biraz ebeveynlik ögrensin!’ ‘Oğlunuz gene sınıfta harikalar yarattı , kimsenin çözemediği soruyu 3.2 saniyede çözdü.Bütün velilerden bir alkış alabilirmiyim acaba Hüseyin Bey’in oğlu için.’ gibi cümlelerde son bulmuş olur.
Veli toplantılarının gerçekten gereksiz olduğunu düşünüyorum.Neymiş efendim , öğrencilerin durumundan velileri düzenli olarak haberdar etmek için yapılıyormuş.Ya bırakın bu işleri.Oraya kadar yakılan benzin parasına yazık.Kimin babasına annesine ne diycekseniz mesaj atın .Msn’den yazın ne biliim türlü ucuz yol var.Az teknolojiyi kullanın kardeşim.Hem turkcel’de 5 mesajdan sonrası ücretsiz.Bu da size kıyağım olsun.
Tamam , kabul.Benim velilerime pek iyi şeyler söylenmezdi.O yüzden pek sevmezdim veli toplantılarını.Dersleri çok iyi , derslerde çok aktif vs vs duymadı benim ailem öğretmenlerden.Benim için hiç sorun olmadı bu gerçi.Ama 1 kere de olsa hani annem mutlu dönsün o toplantıdan diye isterdim o çalışkan öğrencilerden olmayı.
Bu yazı bütün veli toplantılarından hayal kırıklığı ile dönen çok sevgili annem için yazılmıştır.
Yazı kategorisi: Bence.., Hayatım hikaye.. | 3 Yorum »